Sivasspor’un hocası, 8 haftanınAntalya’da tek bir merkezde oynanabileceğini görüşüyle liglerin devam etmesi sürecine yeni bir pencere açmıştı. FANATİK yazarları ile Süper Lig’de takım çalıştıran Hikmet Karaman, Bülent Korkmaz ve Bülent Uygun, meslektaşlarının önerisini değerlendirdi.

‘Bizim Takım’ ve Süper Lig’in 3 tecrübeli teknik direktörü, Rıza Çalımbay’ın önerisini masaya yatırdı…

MEHMET DEMİRKOL

EYLÜL’DEN ÖNCE ZOR

İngiltere benzer bir planı seçenekler arasına aldı. Yoldan kurtulmak ve hızlanmak gibi nedenlerle böyle bir şey yapılabilir. Ancak doğal olarak deplasman/iç saha avantaj ve dezavantajları nedeniyle buna da itiraz edenler olabilir. Çok sıkışık bir takvimde bu iş yapılması gerekirse, UEFA bunu dayatırsa; İstanbul veya Antalya ihtimali, Kulüpler Birliği konsensüsüyle yine de mümkün tabii. Ancak Rıza hocanın önerisindeki gibi bu işin Mayıs 15’te yapılması neredeyse imkânsız. Şu anda 3-4 haftalık bir süre oyuncuların yeniden hazır olmasını sağlar. Bu işin Türkiye’de zirve noktaya ne zaman geleceği ise henüz belli değil…

Bu iş bitmeden…

Neden seyircisiz oynanması gerekir diyor, onu da anlamadım. Eğer önerdiği, daha salgın bitmeden oyunculara test yapıp sağlıklı olanları sahaya çıkarmaksa, bu olacak iş değil. 27 güne kadar sürebilen kuluçka sürelerinden bahsediliyor. Yapılan testi kuluçkanın başında olduğu için negatif çıkan bir oyuncu, herkesi, binlerce insanı tehlikeye atar. Yani bu iş tamamen bitmeden kimse futbola start veremez. Bunun ne zaman olacağını tahmin etmek ise imkânsız.

Kaçanlar ve kaçmaya çalışanlar

Eğer mucize bir tedavi/aşı bulunmazsa Haziran/Temmuz bile küçük bir ihtimal… Ama ben Eylül’den önce futbolun başlamasını düşük ihtimal görüyorum. Çünkü bu iş Mayıs başında bitse dahi, doğal olarak karantina/izole insanlar, özellikle de yabancılar ülkelerine ailelerine gitmek için izin isteyeceklerdir. Şu anda bile kaçanlar/kaçmaya çalışanlar var!

ALi ECE

EV SAHİBİNİ DÜŞÜNMELİ

Rıza Çalımbay’ın iyi niyetinden ve bu öneriyi hakkaniyet duygusuyla yaptığından şüphem yok. Ancak fikstür avantajını merkeze alıp, bu öneriye yapılacak itirazlarlada empati kurmak gerek. Teorik olarak ‘maçlar seyircisiz oynanınca, ev sahibi olma avantajı ne kadar azalıyor’, bunu iyi hesaplamak gerek. Tamamen dolu tribünlerle iç saha avantajı mutlak bir avantaj, orası kesin; ancak Koronavirüs salgını gibi olağanüstü durumlar haricinde, olağan şartlarda ‘seyircisiz oynama’ ev sahibi ekibe ceza olarak veriliyorsa, en temel mantıksal çıkarıma göre bu bir dezavantaj ya da avantaj oranını azaltan bir faktör.

En az 20 gün

Bence bu tip tezlere karşı oluşturulacak karşı tezlerle en doğru senteze ulaşabiliriz, bunu yaparken mutlaka UEFA ile eş güdümlü yapmamız gerekiyor. Şimdilik en iyisi üzerine düşünürken ligleri bir süre derin dondurucuya koyalım. Oradan çıkardığımız zaman tekrar eski durumuna dönmesi zamanını da iyi hesaplamalıyız: Yani en az 20 gün takımların, futbolcuların kolektif hazırlıkları için zaman ayırmamız gerekiyor, bunu unutmayalım…

DENiZ ÇOBAN

VAR DIŞINDA ADİL BİR ÖNERİ

Şampiyon olacak takımın, küme düşen ve Avrupa Kupaları’na katılacak takımların belirlenmesinde; mevcut puanlar, aynı statü ve aynı koşullarda alan maçlarının tamamının oynanacağı her metot adildir. Bunun dışında dile getirilen; “Play-Off sistemi, mevcut haliyle ligin tescili” gibi bazı takımlara avantaj, bazı takımlara ise dezavantaj sayılacak metodların adil olmadığını düşünüyorum. Bu haliyle Rıza Çalımbay hocanın fikri akla yatkındır ve bütün takımlar için koşullar eşit olacağından (Antalyaspor ve Alanyaspor’un kısmen avantajını göz ardı edersek) uygulanabilir ve adil bir öneridir.

Teknolojik problemler…

Ancak bu durumda Video Yardımcı Hakem Sistemi ile ilgili sıkıntılar yaşanabilir. Çünkü bahsi geçen statlarınfiziki yapıları nedeniyle, kameraların tamamının uygun şekilde konumlanması sıkıntı doğuracağından; teknolojik problem yaşanabilir.

CEM DiZDAR

AĞUSTOS DAHA MANTIKLI

Yaşamın ivedi alanları (sağlık, istihdam, eğitim, üretim vesaire) sıhhatine kavuşmadan ‘futbol ne zaman başlayacak ve nasıl oynanacak?’ gibi konular, gereğinden fazla öne çıkartılıyor. Hiçbirimiz ülkemizde ya da dünyada koronavirüs tehdidinin takvimine dair bilgi sahibi değiliz. Aksine, Avrupa ile ABD başta her yandan kaygı verici haberler gelmeyi sürdürüyor. İşler bu denli ciddi iken, futbolun yakın geleceği ile ilgili spekülasyonlar fazlaca ciddiyetten uzak görünüyor. Öncelik koronavirüsün yaşamdan süratle temizlenmesine yönelik uygulamalarda olmalı. En büyük ve en önemli maçımız budur! Bunun dışındaki herşey talidir. Soruyu yanıtlamak gerekirse… Rıza Çalımbay’ın önerisi çok anormal olmamakla birlikte futbolu ve futbolcuyu gereğinden fazla önemsiyor gibi.

Avantajları olabilir

Önerinin en büyük avantajı, seyahâti daraltıyor olması. Futbolcuların düşük risk grubunda olduğu düşünülürse, Antalya’da oluşacak takım kalabalığı da bu açıdan sorun olmayacaktır. Beri yandan kentin ekonomisi ve yayının kolayca nakledilebilmesi açısından da verimli duruyor. Diğer soruya gelince, futbol hangi aşamasında adil ki, burada adil olabilsin? Önerinin handikapı ise, bu denli gergin yurttaşları futbol sayesinde yaşama yeniden ve yerinde katmayı fazlaca ihmâl ediyor oluşunda. Sanıyorum bu acelecilik başta futbolcu sözleşmeleri olmak üzere futbol ekonomisini her şeyin önüne koyma kaygısından…

Önce sağlık sonra futbol

Yoksa ligi bu haliyle dondurup sezon öncesi kampların ardından Ağustos ayında geri kalanını oynatıp kısa bir aradan sonra Eylül başlarında ligleri başlatma seçeneği de düşünülebilinir. Çünkü, önce sağlıklı yaşam, sonra sağlıklı futbol!..

Yazarımız Tunç Kayacı, Süper Lig’den hocalara sordu. Çalımbay’a katılıyor musunuz?

“UEFA’YI BEKLEMELİYİZ” (Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman)

“Antalya fikri de mantıklı ama sorun bence stat. Herkes büyük statta oynamak ister. Kamp açısından uygun ama statlar karşılamayabilir. Ben de İstanbul’u önermiştim. 5 büyük stat var. Fikirlere saygı duyuyorum ama bence UEFA’nın birkaç hafta içinde alacağı karara göre hareket edersek çok daha mantıklı olur. Acele etmek yerine ortamı doğru değerlendirmeliyiz.”

“KÜME DÜŞME KALKSIN” (Denizlispor Teknik Direktörü Bülent Uygun)

“Mayıs’ın 2. haftası başlayabiliriz, hem ülke her gün maç izlemiş olur. Haziran 2. haftası da sezon biter. Ya da olağanüstü durumdan dolayı lig tatil edilir, bu süreç tescil edilir. Küme düşme olmaz, alt kademeden 4 takım çıkar, lig 22 takımlı olur. Seneye ise 5 takım düşer, 3 takım çıkar. Küme düşen takımlar kapanmaya kadar gideceğinden şampiyonluktan daha önemlidir düşmenin olmaması”

“BİLİM İNSANLARI NE DERSE” (Konyaspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz)

“Şu anda bunları konuşabilecek durumda değiliz. Ben sadece bilim insanlarını baz alıyorum. Bu iş sadece fizik değil, psikolojik kısmı en önemlisi. imsenin önünü göremediği bir belirsizlik ortamı söz konusu. UEFA da dahil bu bilim insanlarının karar vereceği bir dönem. İdman sahada yapılır, evde yapılan çalışmalar da bir yere kadar.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz